24 Haziran 2011 Cuma

Pele'den sallamalar

0 yorum
Pele yine rahat durmamış, Messi'ye giydirmiş uzaktan.. ''Umarım Neymar da onun gibi olmaz. Kulübü için her zaman iyi ama ülkesi için hiçbir şey yapmadı'' demeyi uygun görmüş şuan yer yüzündeki en iyi futbolcu için. Brezilya-Arjantin çekişmesindenmidir bilmem ama, bu adamın bir derdi varya, yakında çıkar kokusu. Hadi hayırlısı..

23 Haziran 2011 Perşembe

Libertadores Santos'un!

0 yorum

Elano'yu gönderenler. Götünüze girsin ... Neymar'ında fiyat tavan tabii...
(Santos'unda 3. şampiyonluğuymuş bu kupada.)

Draft zamanı

0 yorum


Hepimizin bildiği gibi Enes bu gece NBA'den bir takıma gidecek. Ama bu takım hangi takım olacak, Enes kaçıncı sırada olacak belirsiz. Ama ilk 6 kesin diyebiliriz..
İlk sıradan Cleveland seçecek. Ve büyük ihtimalle Duke Üniversitesinin yıldızı Kyrie Irving'ı seçmesi bekleniyor.
İkinci sıra ise Minnesota'da. İşte işler buradan sonra karışıyor. Derrick Williams, Enes Kanter ve
Jonas Valanciunas arasında ciddi bir yarış olacak. Ama bana kalırsa Minnesota Derrick Williams'ı draft edecektir.
Üçüncü sıradaki Utah'ın Jonas Valanciunas'ı tercih edeceğini umuyorum. Çünkü Utah Litvanya'lı oyuncuyu seçecek olursa, dördüncü sıradan Cleveland çok yüksek ihtimalle Enes'i draft edecek. Enes'inde oraya gitmesi halinde Irvıng'le birlikte Cavaliers yeni bir yapılanmaya gidecek, bir kaç takas ile bir süre sonra iyi bir takım haline gelecektir.. Umuyorum Enes için en iyisi olur bu akşam..
Draft gece saat 2.30 da NTV'de olacak...

Neymar Chelsea yolunda

1 yorum

Santos'un ve hatta Brezilya futbolunun belkide en çok gelecek vaat eden ismi. Neymar. Kulübü Santos'un Libertadores finali oynamasında yeri çok büüyük olan 19 yaşındaki futbolcu için, kulübü 45 milyon euroyu getiren alır diyordu.
Nitekim Real Madrid oyuncuyla anlaşmış, sıra Santos'taymış. E durum böyle olunca Real Madrid'in bu transferden vazgeçeceğini hiç zannetmiyorum. Bu adamı alacak olan takım, gerçekten büyük iş başarmış olacak. Geleceği gerçekten çok parlak Neymar'ın. Bir Messi olmasa bile, Madrid'de Ronaldo'yu dışarıda bırakırsak onu kesecek adam yok...

22 Haziran 2011 Çarşamba

Mekanın cennet olsun büyük usta

0 yorum

Parke

0 yorum


Baskebol şubesinde dün garip ve bir o kadar ilgi çekici işler oldu Galatasaray'da.
Cevher Özer'in geldiğini zaten biliyorduk. Yanında dün Ender Arslan ve Furkan Aldemir'inde eklendiğini öğrendik. Bu oyuncuları değerlendirecek olursak;

 Cevher Ermal'in gidişinin ardından getirildi bu takıma. Ermal'den çok aşağıda ya da çok daha üstün bir oyuncu demek saçma olur. İkisininde performansları zamana, maça ve hatta rakibe göre değişebiliyor. Ligimizin nadir şut özelliği olan oyuncularından Cevher. Şut özelliği dediysek Nowitzki'de demedik yani, arada bir atar en azından. Bu ciddi bir özellik bana göre bir uzunda.
Uzun oyuncu tepeye kadar çıktığında, savunmacısı genelde onu yakından savunmaz, nasıl olsa şut tehdidi yok diyerekten biraz geriden savunur ki, boyalı alanıda kontrol edebilsin. İşte Cevher bu açıdanda faydalı olacaktır Galatasaray hücumlarında.. Geçtiğimiz sezon ise 32maçta 11,2 sayı ve 5,1 ribaund  ortalaması yakalamış Cevher..
Ender Arslan'ı zaten hepimiz biliyoruzdur. Geçtiğimiz sezon süreklilik göstreren bir performansı yoktu Ender'in. Ama ligimizde ender bulunan oyunculardan kendisi. Özellikle Galatasaray'ın yerli guard rotasyonu açısından iyi oldu bu transfer. Jerry Johnson'ın Kazakistan'a gitmesinin ardından Ender Arslan getirildi oraya. Elbette JJ kadar skorer, patlayıcı bir özelliği yok Ender'in, ama performansı hiç bir zaman onun kadar belirsiz olmayacak en azından. Yani her maç en azından belli bir seviyede mücadele edecek Ender. JJ bazı maçları tek başına alırken, bazı maçlarıda alıp rakibe veriyordu adeta..
Birde Furkan var tabi. Açıkca söyleyeyim kendisini fazla izleme fırsatım olmadı. Ama yapılan yorumlar, konuşulanlar oldukça olumlu yönde . Umarım işimize yarar Furkan... Hayırlı olsun..

Benim için belkide Galatasaray'da meydana gelen en önemli gelişme, Oktay Mahmuti'nin artık parkede olmayacak olmasıydı. Kendisi kulübün CEO'luğuna getirilmiş, yerine koç olarak Jure Zdovc görev yapacakmış. Çok ama çok moralim bozuldu açıkcası bu haberi duyduğumda. Yeni yapılanma dedik, yenilmez armada dedik, mücadele eden bir takım dedik ve şimdi o takım bozuluyor. Rancik ve JJ 'in gitmesi neysede, oyuncu gider gelir o önemli değildir. Ama koçun gitmesi çok kötü olacak. Gitmesinden kastım, tribünde oturması.
Anladığım kadarıyla Oktay Mahmuti'den bir Pat Riley-Aydın Örs kıvamında bir şeyler yapılmaya çalışılıyor, ama bunun için çok çok erken bence. En azından Pat Riley'in bilmem kaç yüzüğü, Aydın Örs'ünde şampiyonlukları var.. Neyse artık..
Biz istediğimiz kadar sesimizi çıkaralım burada. Kimse duymadıktan sonra bir şey değişmez...

21 Haziran 2011 Salı

3'ün 1'i

1 yorum
Bi Galatasaray'lı olarak bu başlığı atıyorum evet. Büyük gazla gitti yönetim Madrid'e. Özel jete binişleri bile görüntülendi kamerayla. Binecekleri saat, inecekleri saat, yapacakları görüşme herşey meydandaydı. Herşeyden medyanın haberi vardı. Dolayısıyla taraftarın ve herkesinde. Ujfalusi İstanbul'a geldi, yine resmi bir açıklama yaptı kulüp, ''görüşmelere başlandı'' dendi.

Böyle böyle Galatasaray'ın transfer politikasında, transfer çalışmalarında ne bir gizlilik kaldı, ne bir özen ne bir düzen. E durum böyle oluncada, yönetim taraftarın gazına geliyor işler mahvoluyor.
Ünal Aysal gerçekten çok iyi bir adam. Tam bir beyefendi. Ama yöneticilik anlamında tecrübesiz olduğu, daha geldiği ilk günden belliydi . Elmander'i pat diye açıklaması, kulübün transfer adına attığı her adımı anında basınla ve taraftarla paylaşması bunun en öne çıkan sebepleriydi bana kalırsa.

E durum böyle olunca, taraftarında Atletico Madrid'li bu üç oyuncudan haberi mutlaka olacaktı, olduda.
Ntvspor'unda gazına geldi aslında biraz Galatasaraylılar.

Ardından önce Forlan, sonra Reyes'in yattığı haberleri bir bir geldi. Elde bir tek Ujfalusi vardı. Şimdi herkes,
''E o olmasada olurdu'' demeye başladı yavaştan. Kısacası , benim düşüncem taraftarın transferin bu kadar içinde olmaması gerektiği yönünde. Durum böyle olunca hem beklenti artıyor, hem hayal kırıklıkları. E hayal kırıklıkları yaşanınca da, olan yönetime oluyor.
Daha şimdiden Ünal Aysal'a tepki gösteren, küfür ettiği Adnan Polat'ı savunmaya başlayanlar çıkmış bile ortaya. Ama bilmiyorlarki bu olayların sorumlusu Aysal değil, yıllardır futbol şubesinin içinde olan yöneticiler..

Bu arada. Bir zamanlar Haldun Üstünel vardı. Ne oldu ona haberiniz var mı? Ben bilmiyorumda, keşke şimdi olsaydı diyorum. Sessiz sedasız işi bitirip, sabahın köründe bilgisayarını açan bizlere : ''Ananı satayım Elano'yu almışız lan !!'' tepkisini verdirtiyordu hani..
Özledik..

Villas Boas gerçeği

0 yorum

34 yaşındaki Porto'nun bana kalırsa şimdiden efsaneleşmiş teknik direktörü, istifa etmiş. Fakat istifanın şöyle bir sonucu olmuş ki, Villas Boas'ın sözleşme fesih bedeli 15 € . Bu bedelide cebinden ödeyeceğini söylemiş Villas Boas . Ama bence, daha da doğrusu herkesinde bildiği gibi bu parayı ödeyecek kulüp Chelsea olacak.
Aslında Villas Boas'ın Chelsea'ye gitmesinin doğuracağı sonuçlar ve ortaya çıkacak durumlar ilginç olsa gerek.
Porto'da efsane olup, Şampiyonlar Ligini kazanıp Chelsea'ye giden bir adam daha vardı. Şimdi Real Madrid'e kadar uzadı yolu. Evet Jose Mourinho. Ama yinede bir fark var aralarında. Mourinho gittiğinde 44 yaşındaydı, Villas Boas henüz 34 yaşında.

Villas Boas'ın Chelsea'ye gitmesi, daha doğrusu gidecek olması bir şey daha gösterir ki, Hiddink mevzusu kapanmıştır. Günlerdir ülke gündemini meşgul eden konu, aslında çok alakasız bir noktadan dolaylı yoldan kapandı bir anlamda. Hiddink Chelsea'ye gitmeyek.
Dikkatimi çeken bir durum daha var açıkcası. Henüz 34 yaşındaki Villas Boas'ın Chelsea'ye gitmesi halinde , Drogba kendisiyle yaşıt olan antrenörle çalışırmı acaba? Tamam biraz ütopik ve objektif olmayan yaklaşım olabilir. Drogba dediğimde işin öbür ucu Galatasaray'a dayandığından böyle gelişti düşüncem ..

Neyse. Bana kalırsa Villas Boas, Mourinho'dan daha başarılı olacak. Boynuz kulağı geçecek.
Asıl merak ettiğim durum ise, olası bir Chelsea-Real Madrid eşleşmesinde ortaya çıkacak durum. Bekleyip göreceğiz...

Hangisi?

0 yorum
Gattuso olduğunu anlamışsınızdır zaten. Ama burada sağ kolunda Calcio işareti olmasa, Emre Belözoğlu desek kimse direk hayır lan değildir saçmalama diyemez yani. Bayaa bi andırıyor yani adam..

Galatasaray & Liverpool

0 yorum


Hepimiz bizim takımlarımızın sezon öncesinde yaptığı hazırlık maçlarını biliyoruz. Almanya, Avusturya ve İsviçre gibi ülkelerin ikinci-üçüncü lig takımlarıyla hazırlık kamplarında maçlar yapılır, farklı skorlar alınır, takım hazırlanmış(!) olurdu. Ha bu hazırlık maçlarını futbolcu ne kadar önemser, ne kadar ciddiye alır orası ayrı.

Bu sene Galatasaray farklı bir iş yapacak. 24 Temmuz'da önce İnter'le Dortmund'da karşılaşacak. Bu maçın ardından ise, sezon açılışı için 28 Temmuz'da TT Arena'da Liverpool ile maç planlanıyor. Dediğim gibi planlanıyor sadece. Biletler çıkmadan inanmam ...

20 Haziran 2011 Pazartesi

Abdest şov

0 yorum

Galatasaray'dan geçtiğimiz hafta Trabzonspor'a transfer olan Barış Özbek'ten kötü haber geldi. Trabzonspor'un yeni transferlerinden Barış Özbek'in Almanya'da antrenman yaptığı sırada sakatlandığı öğrenildi.Barış Özbek'in sağ diz çapraz bağlarından ciddi bir sakatlık geçirdiği ve 6 ay sahalardan uzak kalabileceği öğrenildi.
Yorum sizin okuyanlar.. Sonra niye bu kadar yükleniyorsunuz bu adama.. Alın işte..
Bu arada Almanya'da idman yaparken değilde, evinde tamir yaparken sakatlandığınıda söyleyenler var. Artık hangisi doğru bilmiyorum ...

Ujfalusi Galatasaray'da

0 yorum

Hepimizin bildiği transfer sonunda resmiyete döküldü. 'Gladyatör' Galatasaray'lı oldu. Benim düşüncem, her takımın defansında böyle bir adam olmalıdır. Defansı hem toparlayacak, hem ateşleyecek, rakip hücum oyuncularına illallah dedirtecek bir adam. Gerekliydi, alındı Ujfalusi. Hayırlı olsun.
Bu arada sırada Reyes var. O da yarın İstanbul'da olacak...

19 Haziran 2011 Pazar

Van Persie'nin forma koleksiyonu

0 yorum

Sol üst 2. formaya dikiz

Galatasaray'lı olmak

0 yorum

Maç sonrası. Taraftarın sahaya attığı şeylerden kaçıyor Fenerbahçe'liler. O sırada Tutku Açık, maç içinde itişip tartıştığı Ömer Onan'a kendini siper ediyor. 
Galatasaray sporcusu olmak böyle birşeydir bence. Bunu ne cümleler, ne kitaplar anlatabilir. Bu resim herşeyi açık açık gösteriyordur bence..

Bir Suat Kaya değil

0 yorum


Rooney, twitter hesabından yaptığı açıklamada, ''25 yaşında kel kalacaktım. Sonuçtan memnunum'' dedi.Kafasının hala şiş olduğunuda belirtti Rooney. Ve saçlarını henüz yeni ektirdiği için, güneşten koruması gerekiyormuş, bu sebepten dolayıda şapkayla geziyor ..

Son olarak bir sonuca vardımki, saç ektirmiş ama bir Suat Kaya değil..

18 Haziran 2011 Cumartesi

Nowitzki | We are the Champions

0 yorum

Savaşmayın Sevişin

0 yorum
Vancouver'da Stanley Cup'ın kaybedilmesinin ardından şehir bu hale geldi.
Tamam tamam bakmıyoruz...

Henüz işin başındayız| Daha çok yolumuz var.

0 yorum
Maçla ilgili, oyunla ilgili hiç bir şey yazmayacağım. En azından teknik yönden yani.
Bu takımı anlatmak, onları övmek yetmeyecektir.Çünkü onlar çok fazla şeyi hakettiler aslında.
Final serisi başlamadan önce çoğu Galatasaray'lının aklında şampiyon olmak yoktu. Çünkü bu takımın bu sezon hedefi buralar hiç değildi. Buraya gelmelerindeki en büyük etken ise 'mücadele' etmesiydi Galatasaray'ın.
Bunu sağlayan kişide Oktay Mahmuti'dir benim için.
Şimdi Oktay Mahmuti'nin önemini, yerini anlatmak çok zor. Kelimeler yeterli olurmu bilmem. Ama tek bildiğim ve istediğim bu adamın bu takımdan gitmemesi.
3-4 yıllık bir planlama vardı Galatasaray'da. Yani hedef 3. - 4. yıllarda buralara gelmekti. Galatasaray bunu bu yapılanmanın ilk senesinde gerçekleştirdi. Takım yetenek ve kapasite anlamında ne kadar sınırlı olsada, bir o kadar mücadele ettiler. İstediler ve savaştılar.
Yıllardır bir numaralı branş olan futbolda göremediğimiz Galatasaray ruhu, Abdi İpekçi'de vardı bu sezon.
Bu takıma, bu adamlara hiç bir eleştiri yapılamaz. Yapılmamalıdırda. Son topa kadar mücadele etmek ne demek herkese göstermiştir bu takım.
Maçın bitimine 5 saniye kala Jerry Johnson'ın topu alııp, 'arka bahçe'den üçlüğü sokması bile bir olaydır benim için.
Bu takım herşeyi hakediyor. Ve ben inanıyorum bu takıma , bu adamlara.
Maç sonunda Oktay Hoca'nın takımını etrafına alması, onlara sarılması bile duygulandırdı beni. Tutku'nun, Shipp'in, Jerry Johnson'ın ağlamaları. Büyük Koç'un gözlerinin dolması herşeyden önemlidir benim için.
Bu takım her türlü desteği hakediyor...


Ve bu pankartı koyuyorum en sona;
Hangi şampiyonluk yüreğinizden daha büyük?

16 Haziran 2011 Perşembe

Gattuso = Serdar Özkan

0 yorum

15 Haziran 2011 Çarşamba

Galatasaray varsa, umut vardır.

0 yorum

Gerçekten müthiş bir final serisi izliyor Türkiye. Zaten serinin Galatasaray-Fenerbahçe olacağı belirlendikten sonra, herkesin düşünceside bu yöndeydi. Fenerbahçe'nin domine edeceği bir seri olacağını düşünen kesimde bir hayli fazlaydı tabi.
Dünkü maça gelmeden seride durum 3-1 di. Sinan Erdem'i gelin gibi süslemişti adeta Fenerbahçeliler. Ordaki 15 bin seyircinin yanı sıra, maçı izleyen, seriyi takip edenlerin hemen hemen hepsi Fenerbahçe Ülker'in evinde bu maçı kaybetmeyeceğini, şampiyonluğunu ilan edeceğini düşünüyordu.
Fakat maçın başlamasından sonra, geçen dakikaların ardından maçın Fenerbahçe açısından o kadar rahat geçmeyeceği anlaşılmaya başlanmıştı.
Ancak şöyle de bir durum vardı. Fenerbahçe taraftarı dün oraya maçı sadece seyretmeye gitmişlerdi. Maçı seyredelim, nasıl olsa kazanırız, ardından şampiyonluk kutlarız diyerek maça gitmiş oradaki 15 bin taraftar. Maçın sonu yaklaşıp işler sıkışıncaya kadar hiç devreye girmedi Fenerbahçe taraftarı.

Maça gelecek olursak. Bir önceki maçın ıslıklanan ve yuhalanan iki ismi, Josh Shipp ve Luksa Andric Galatasaray'a bu maçı getiren isimlerdi. Maçın kaderinide Tutku'yla Andric'in oynadığı ikili oyunlar belirledi aslında. Bir anlamda garipti bu. Çünkü Galatasaray CC. elli defa aynı ikili oyunu oynadı ve çoğundan sayı buldu, ama Sipahija buna engel olamadı.
Çok bariz hataları oldu dün koç Sipahija'nın.

Çok büyük iş başardı Galatasaray. Hiç bir şey yapmasa bile, çok formsuz olsa bile, çok düşük yüzdelerde kalsa bile mücadeleyi bırakmayacağını bir kez daha gösterdi bu takım. En skorer iki ismi Shumpert ve Jerry Johnson'ın toplam 6 sayıda kaldığı maçı kazanmak bir yana. Fenerbahçe'yi 71 sayıda tutmakta başarıdır bence.
Bununda kilidi Oktay Hoca'nın yaptırdığı alan savunmasıdır.
Galatasaray seride 5 maçtır ne zaman alan savunmasına geçse, Fenerbahçe bir türlü hücum yapamıyor. Hücumları eriyordu Fenerbahçe'nin adeta.
Şimdi Abdi İpekçi'ye döndü tekrar seri. Ve Galatasaray'ın arkasında, Fenerbahçe'yi yenmek için herşeyini verecek birde taraftarı olacak orda. Seri 7. maça gider mi? Bence gider. Giderse ne olur bilmem.
Ama Oktay Hoca 'nın cümlesini sizinle paylaşayım. Gerisini siz çıkarın..

Yine söylüyorum, biz maç kaybedebiliriz, bundan sonra da kaybedeceğiz, başka maçlar da kaybetmiş olacağız,sporun içinde var olan şeyler, ama kaybetmeyeceğimiz bir şey var. O da bizim mücadelemiz ve bizim rekabetçi kimliğimiz.Onu her zaman sahaya yansıtacağız. Dolayısıyla bunu gören her Galatasaraylı da bu şekilde bilsin ve bundan sonraki maçlarda bize destek olsun
Oktay Mahmuti 

14 Haziran 2011 Salı

Kaptan kalıyor

0 yorum

Arda bugün LigTV'ye çıktı. Ve açıkladı. En az bir sezon daha Galatasaray'da. Açıkcası Arda'nın satılmamasından yanaydım zaten. İyi de oldu. Çünkü o kalitede yerli bir oyuncu yok. Ve yerini doldurmakta bir o kadarda zor olacaktı.
Neyse. Hayırlı olsun.
İşte Arda'nın açıklaması;
'' Ben Galatasaray'ın sözleşmeli futbolcusuyum. 27'sinde toplanıyoruz. Fatih Terim ile baba oğul gibiyiz, onu çok seviyorum. Her şeyi zaman gösterecek. Yeni sezonda tek hedefimiz şampiyonluk, başka hedefimiz yok.''

13 Haziran 2011 Pazartesi

ŞAMPİYON

0 yorum

Çok bekledik bunu. Bugünü çok bekledik. Nowitzki, Jason Kidd ve diğerleri. Çok beklediler. Özellikle 5 sene önce yaşanandan sonra. 2-0 öne geçilen seri, Miami'ye 4-2 kaybedildikten sonra. Nowitzki eleştirildi. Ardından çalıştı Nowitzki. Çalıştı ve tekrar çalıştı. Ertesi sezon takımını NBA'de normal sezonun lideri yaptı. Golden State çıktı karşılarına, ilk turda elendiler. Yine çok eleştirildi Alman oyuncu. Yine çalıştı Nowitzki. Çalıştı, çalıştı ve çalıştı. Ardından bir kaç sene geçti. Chandler, Marion, Kidd gibi isimler eklendi takıma. Hepsi bir amaç için buradaydı. Bu belliydi. 17 sezondur NBA 'de olan Jason Kidd'in başka bir amacı olmamalıydı zaten. Olamazdıda.
İlk turda Portland geldi Mavericks'in karşısına, 4-2.
İkinci tur son iki yılın şampiyonu Lakers., 4-0. Şaka gibiydi. Son şampiyonu Dallas süpürmüş, sahadan yok etmişti adeta.Hele ki son maçta...
Ardından Oklahoma geldi karşılarına. Gençtiler. İsteklilerdi. Ama tek sorunu vardı Oklahoma'nın. 'Tecrübe' . Ki o da Dallas'ta bütün oyuncularda 'paçadan akıyordu' adeta. Durum böyle olunca Oklahoma'da kasmadı pek Dallas'ı. 4-1

Ardından Final. Miami Heat. Sezona müthiş bir reklamla giren. NBA tarihinin en iyi kadrosu , en iyi üçlüsü yorumları yapılan, şampiyonluğun favorisi olarak gösterilen Miami Heat.
5 sene önce gelmişti yine Miami Dallas'ın karşısına. Tabi biz o zamanlar ilkokul bebesi. Seride 2-0 öne geçmişti Mavs. Çevremdekilere etmediğim laf kalmamış, bayaa bi böbürlenip gaza gelmiştim. Ardından seri 4-2 bitti. Miami, 4 maç üst üste kazandı ve şampiyon oldu.
Sonra ne mi oldu? Yıllığımda Dallas'la dalga geçenler oldu.
Neyse bırakın beni. Kaybedildi şampiyonluk. Nowitzki bekledi.
Çalıştı, çalıştı ve çalıştı Dirk.
Bugün yine geldi karşısına Miami. Bir hayli kibirlilerdi bu kez. Özellikle son maçtan önce Wade ve Lebron'un yaptıklarının amacını anlamak güçtü. Bir önceki maç 39 derece ateşle kendilerinin ağzına sıçan Nowitzki'ye tapacakları yerde, taklidini yapıp dalga geçmişlerdi.
Dirk yine ciddi bir tepki vermedi. Bekledi. Herşeyin bitmesini. Şampiyonluğu bekledi.
Ve son maça gelindi bu gece.
Maçla ilgili bir şey yazmayacağım. Yazsam roman olur.Her maç öyle aslında. Yaz yaz bitmez.

Ama en son. Nowitzki denen robota değinmem lazım. Bu adamı hiç anlayamıyorum. Hiç ama. Bir basketbolcu, nasıl bu kadar yetenekli olup böyle anti egoist olabiliyor? Nasıl bu kadar alçak gönüllü oluyor ?
39 derece ateşle oynayıp kazandırdığı maçın ardından, aynı şekilde Jordan'ın oynadığı bir maçı hatırlatıyorlar Nowitzki'ye. ''Onun gibiydin'' diyorlar. Ardından Dirk, istatistik kağıdına bakıyor. Gülümsüyor ve ''A hayır baksana, benim yüzdelerim bir hayli düşük'' diyor.
Yapılan röportajlarda, demeçlerinde hiç bir zaman kendini öne çıkarmıyor Dirk Nowitzki. Her zaman ''Biz bir takımız, ve takım bunları yapıyor'' cümlesine getiriyor işi.
Dün şampiyon oldu Dallas. Maç bitti. Herkes birbirine bakıyor. Elleri havaya kaldırmış. Ama bir adam yok ortada.. Gözler onu arıyor ama Dirk çoktan soyunma odasının yolunu tutmuş bir köşede ağlıyor. Ardından geri geliyor ''MVP''. Yüz ifadesinden ne kadar mutlu olduğunu anlamak güç olmuyor, ama bir o kadarda şaşkın Nowitzki. Belkide yapabileceği daha fazla hiç bir şey kalmadı.
Bir basketbolcu, daha fazlasını yapamaz heralde..
Nowitzki'nin yeri başkadır arkadaş. O adam efsanedir...


Bu şarkıda Miami'ye gelsin gencolar;




Parmağında yüzükler, kolunda bilezikler
Ben sana doyamadım oy oy eminem...

12 Haziran 2011 Pazar

King Kenny

0 yorum
"..... Evet doğru, fakir Evertonian mahallelerinde oturuyorum ve çok rahatım. Ve derginiz yoluyla şunu söyleyeyim, paranın benim için bir önemi yok. Hatta kazandığım parayı Everton'a bahis yatırıyorum. Everton kazansa para alıp seviniyorum, Everton kaybederse daha çok seviniyorum. Bu yüzden benim adım Kenneth değil, çünkü ben Liverpool'lu Kenny'im; nerede oturduğumun hiçbir önemi yok"
Kenny Dalglish 

Canın sağolsun

3 yorum

Canın sağolsun aslanım. Sende yaptın, bizde yaptık elimizden geleni. Bu senelik bu kadar oldu. Daha yapacak çok şey var. Hepinizin eline, yüreğine sağlık. 
Bir parantezde Oktay Mahmuti için. Umarım gitmezsin koç. Yapacak çok iş, kazanılacak çok şampiyonluk var seninle.  Bu senin takımındır artık..


Zaferlere alıştık biz
Baş eğmeyiz kimseye
Şampiyonluk senin adın
Kim dayanır gücüne

11 Haziran 2011 Cumartesi

Ukic ve Jasikevicius

0 yorum


Roko Ukic : Galatasaray taraftarının her maçta (normal sezonda)salonu
doldurduğunu biliyorduk.Bizim Taraftarımızın da bütün maclarda(normalsezondada) salonu doldurmalarını beklerdik.

Sarunas Jasikevicius: "O kadar Euroleague maçı oynadım böyle bir atmosfere ilk defa şahit oluyorum."

Doğru söze ne denir?

Ceyhun Gülselam Galatasaray'da

0 yorum

Çoğunuz biliyorusunuzdurki, Ceyhun Fatih Terim'in adamıdır. Onu henüz Bundesliga'da bile oynamıyorken Mili takıma seçen adam Terim'dir. Ardından Trabzonspor'a gelmiştir Ceyhun. Doğrusunu söylemek gerekirse çok iyi bir transfer yaptı Galatasaray. Gerek bonservissiz olması, gerek orta sahadaki alternatiflerin ciddi derecede çoğalması, gerek Ceyhun'un 'yerli' bazında kalitesinin yüksek olması.
Hem stoperde hem ön liberoda oynayabilen çok yönlü bir oyuncu Ceyhun. Uzaktan şutları ve hava toplarında hakimiyeti önemli özellikleri Ceyhun'un.
Kısacası hayırlı olsun Galatasaray'a. Selçuk,Ceyhun,Yekta'dan oluşan harika bir yerli orta sahamız oluştu, yanlarında Cana ve Culio var, bir de gelecek yabancı orta saha oyuncusuyla ligin en iyi orta sahasına sahip olabilir Galatasaray..

10 Haziran 2011 Cuma

GSCimbom Fanzin #45

0 yorum

Göz atmadan geçmeyin derim...
http://www.gscimbom.com/fanzin/45/

Beat the Heat!

0 yorum
Seri 3-2 oldu. Mavs, evinde Miami'yi 112-103 yendi. Şimdi seri Miami'ye gidecek. Mavs için bir maç yeter. Dirk'in şampiyonluğa ulaşması için sadece 1 galibiyet. Yapabilirler mi? Duygusal düşünsemde, gerçekçi olsamda yapabilir Dallas bunu. 5 sene öncenin intikamı, bu seneye kısmetmiş diyebilir Dirk Nowitzki. Bu sezon iki takımda o yıla oranla çok daha farklı ve güçlü. Ama şöylede bir şey varki, 5 maçta Dallas'ın Miami'ye üstünlük sağlamasının en önemli sebebi;Tecrübe. Jason Kidd olsun, Dirk Nowitzki, Jason Terry ,Chandler, Marion gibi isimler bu şampiyonluğu fazlasıyla istiyor. İstiyor ve kazanmak içinde herşeyi yapıyorlar.
Son maç %68 le üç sayı attı Mavericks. Şut seçiyorlar, seçtiklerinide atıyorlar. Attıklarınıda sokuyorlar büyük bir yüzdeyle. Ve belkide Dallas 'ın buraya gelmesindeki kilit nokta, maç sonlarıydı. Thunder'ı maç sonlarını mükemmel oynarak devirdiler. Tecrübe farkı bariz şekilde ortaya çıktı.
Her ne kadar Miami 'yıldız kadro' kimliğine sahip olsada, basketbolda yetenekten çok, tecrübeninde çok fazla etken olduğunu gösterdi herkese.
Şu saatten sonra seri dönmezmi? Dönebilir. Ama avantaj bilindiği gibi Dallas'ta.
Gönlüm Dallas'ta..
Hadi sağlıcakla kalın. Yazı kötü olmuş olabilir, ne yazdığımı bilmiyorum şuan, ölmek üzereyim çünkü.
Bayağı bi hastayım. Hadi geçmiş olsun bana...

9 Haziran 2011 Perşembe

Hayvan

0 yorum

Bekledik bugünü ,çok bekledik

0 yorum
Yavaş yavaş gidiyor BAM.Üçlüden BAM'ın B'si gitti, geriye ikisi kaldı. Ama B harfi çıkınca kalacak harfler pek güzel durmuyor. Anladınız işte.
Neyse.
Güle güle Barış Özbek.
Herşeye rağmen yolun açık olsun...

8 Haziran 2011 Çarşamba

Klose/ Transfer Nöbeti #4

0 yorum

İtalyan medyasında çıkan haberlere göre Klose Lazio'yla anlaşmış bile. 2 yıllık sözleşmeye imza atacakmış. Pınar Argun'a göre ise Klose Galatasaray'la anlaştı, tek sorun çocuklarının okul sorunu.Şuan ortada ne var,sorun ya da olay ne hiç bir fikrim yok. Fakat iki ülke medyasından biri yalancı çıkacak orası kesin. Umarım Pınar Argun olmaz o isim.
Bir de şu isimler çıktı bugün ortaya. Sulley Muntari, Ceyhun Gülselam. Muslera ve Klose'de zaten gündemdeydi. Kaçı gelir, nasıl gelir , ne zamana gelir bilmem. Ama Ceyhun konusunda oldukça ciddi adımlar atıldığını, her an anlaşmanın sağlanabileceğini biliyorum. Oyuncu da istekli, Trabzonspor kulübüde parayı aldıktan sonra engel olmayacaktır. Muslera ise bildiğiniz gibi. Önceki yazılarda da söylemiştim, çok büyük ihtimal artık Galatasaray'ın oyuncusu olacak. Bütün pürüzlerin giderildiğini biliyorum fakat imza için ne bekleniyor hiç bir fikrim yok.
Klose konusu zaten malum. Muntari için ise hiç bir bilgim yok, sadece ismi var ortada.
Haziran'ın ilk haftasının ardından kesinleşen tek şey var ki, Galatasaray 20 Haziran'a kadar transferi bitirecek...

7 Haziran 2011 Salı

Voltran 2-0 Galatasaray

0 yorum
Dünkü maçta Fenerbahçe yine kazandı Galatasaray karşısında. İlk yarı ve üçüncü çeyreğin ortalarına kadar Galatasaray ciddi şekilde ortaktı maça. 5-6 sayıyla öndeydi. Ardından üst üste sayamadığım kadar üçlük attı FB Ülker. Maç bizim hakkımızdı. Hakem sıçtı vs gibi şeyler saçmalamayacağım. İkinci yarıdaki oyunuyla FB Ülker maçı hak etti. İyi de oynadılar. Ama şimdi onlar düşünmeli. Çünkü 2 maç var önlerinde. İkiside Abdi İpekçi'de. İki maçta da Galatasaray taraftarı olacak. Ne olacak bilemeyiz. Ama FB Ülker için zor olacak bence.
Ha birde şu Ülker mevzu var. Fenerbahçe, Ülker'le birleşip Voltran'ı oluşturdu bir kaç sene önce. Unutulmaması geçen bir şey daha var ki, Galatasaray Türk basketbolunun lokomotifidir, Fenerbahçe ise Ülker'in bir tarafını yalamaya hazır bir şirket projesidir..

6 Haziran 2011 Pazartesi

Fernando Muslera Galatasaray'da (?)

0 yorum
İsmi fazla konuşulmaya başlandı Uruguaylı kalecinin. Şimdiye kadar gördüğüm , işittiğim çok şey var Muslera'yla ilgili. Ve hepsi aynı kapıya çıkıyor.
Muslera Galatasaray'da.
Ama yinede insanın içinden bir 'acaba' diyesi geliyor. Yurtdışı basınında çıkan haberlerinde hepsi bu doğrultuda. Muslera kulübüyle anlaşamadı, Galatasaray yolunda deniyor. Ve büyük ihtimalle bu transferde gerçekleşecek. Ama yinede başlığın yanına soru işaretini koymadan edemiyorum. Galatasaray çünkü bu, hiç belli olmaz ne olacağı.
Eğer Muslera gelirse, ki büyük ihtimalle gelecek, o zaman uzun uzun konuşuruz, fakat benden söylemesi, Mondragon'u bize unutturur bu adam haberiniz ola..

Fenerbahçe'lilerin arasında bir Galatasaray'lı

0 yorum

5 Haziran 2011 Pazar

İncredible Comeback

0 yorum

Dj Djoko

0 yorum

Milletvekili adayı

0 yorum

Hani şu hepimizin bildiği meşhur Galatasaray-Machester United maçı vardırya. 1993'te 3-3 biten. Kubilay'ın efsaneleştiği maç.Kubilay'ın direğe girdiği, Arif'in köşedeki örümceği aldığı maç.
O günki ilk onbirlere göz attım, ManU'da Ryan Giggs sahadaymış. Sonra o kadrodaki oyuncular şimdi ne yapıyor diye baktım bir.


Hayrettin; İzmir Süper Amatör takımlarından Yeni Bornova'da antrenörlük yapıyor.Reinhard Stumpf, Al Hilal 21 yaş altını çalıştırıyor. Bülent Korkmaz, boşta. Küçük Yusuf,  boşta. Falko Götz, boşta. Tugay, Galatasaray'da yardımcı antrenör. Arif, İBB'nin istikrarlı antrenörü. Hamza, Akhisar Belediye'nin antrenörü. Suat, Tokatspor'u yönetiyor. Kubilay, İsviçre devlet kanalında yorumcu, Blick gazetesinde köşe yazarı aynı zamanda işletmecilik yapıyor. Hakan Şükür ise AK Parti İstanbul 3. bölge milletvekili adayı.

Ryan Giggs'mi? Hala gol atıyor...

La Liga'nın pas liderleri

0 yorum

Aslında yazmama gerek yok. Tahmin ediyorsunuzdur.
Ama olsun canım yazayım yinede. Bir yeriniz şişmesin.
Tamam sustum. Buyrun ilk on...

Xavi – 126
Busquets, Dani Alves, Mascherano – 91
Iniesta – 86
Ever Banega – 80
Maxwell – 75
Abidal – 73
Keita -71
Xabi Alonso – 71





Rakamlar maç başına sezon ortalaması bu arada. İlk onda 8 tane Barça'lının olması tesadüf olmasa gerek.

İstatistik footballove'dan.

Kuğu o Gökhan'cım Ayı değil

0 yorum

Ersan Gülüm Beşiktaş'ta

0 yorum
Söylenecek fazla bir şey yok. Çoğu kişi Adanaspor başkanının ikili oynadığının, istediğini alıncada Beşiktaş'la anlaştığının farkında. Ersan'ın gelmesini isterdim. Gerçekten isterdim. Ama olmadı. Sağlık olsun. Zaten kardeşinin yaptığı açıklamadan sonrada iyi ki gelmemiş dedim. Hayırlı olsun Beşiktaş'a. Şu saatten sonra, zaten geleceği varsa da gelmesin. İstesede gelmesin.
Bu videoda benden ona armağan olsun. Yolu açık olsun..


Gol olana kadar tekrar

0 yorum


Görüntüler Portland Timbers-DC United maçından. Ev sahibi ekip 1-0 gerideyken garip bir penaltı kararı veriyor yan hakem. Penaltı kurtarılıyor...
Devamını siz izleyin.. Heyecanı kalmaz..

Adam olmak

0 yorum

Yukarıdaki yazan bir terimdir aslında. Adamlık. Kolay kazanılmaz. Kolay kolayda adam olamazsın.
Kaya Peker. Bir kaç sezon önce, sahaya girip kendisine tekme tokat giren Fenerbahçe taraftarıyla kavga etmiş, yumruk yumruğa girmişti.
Bugün ne oldu?

Kaya Peker. O taraftara yaranmak için her Fenerbahçe'li gibi çirkefliğe, pisliğe bulaştı. Hem de rakip tuttuğu takım Galatasaray iken. O taraftar severya böyle şeyleri. Kaya'da yapayım bari dedi. Bu mudur adamlık sorarım size?

4 Haziran 2011 Cumartesi

7 farkı bulun

0 yorum

Dikkatli bakın ama. İlk başta bende bulamamıştım...

Drogba nasıl kaçtı?

0 yorum
Çok şaşırtıcı. Vay anasını diyesim geliyor açıkcası..

Fifa 2012

0 yorum

Nowitzki'nin İntikamı

0 yorum

Dallas Mavericks NBA Final Serisi’nin ikinci maçında Miami Heat’i deplasmanda 95-93 yenerek durumu 1-1’e getirdi ve ev sahibi avantajını ele geçirdi, gecenin yıldızı Nowitzki’ydi.
Ünlü Fransız yazar Eugene Sue, tespitini 170 yıl önce yapmış: İntikam soğuk yenen bir yemektir. Bu yüzden 2011 NBA Final Serisi’nin 2. maçındaki intikam hikayesinin aslını anlayabilmek için biraz geçmişe dönmek lazım…
Beş sene önceydi. Nowitzki ve arkadaşları Dallas’tan Miami’ye yaklaşık bin 500 millik mesafeyi, final serisinde ilk iki maçı kazanmanın güveniyle uçtu. American Airlines Arena’yı bembeyaz tişörtleriyle dolduran 19 bin 800 kişinin önünde o güvenlerinden bir şey kaybetmemişlerdi. Son altı buçuk dakikaya 13 sayı farkla önde giren Mavericks’te heyecan doruktaydı. Ne de olsa seriyi 3-0’a getirmek, “Dallas Şampi…” başlıklarının atılmasını sağlayacaktı. O anda Dwyane Wade sahneye çıktı ve kalan bölümde tek başına 12 sayı attı. Dallas öyle bir panik yaptı ki, NBA tarihinin en iyi serbest atıcılarından biri olan Nowitzki bile serbest atış kaçırdı. Maçı kaybeden Dallas, seriyi de kaybetti ve şampiyonluk Miami’nin oldu. Dirk o anı hiç unutmadı…
Beş yılda çok şey değişti. Nowitzki çalıştı, çalıştı, çalıştı. NBA’in en çok maç kazanan takımı yaptı Dallas’ı… 8. sıradaki Golden State’e elendiler… Sonra biraz daha çalıştı. Ancak diğer dört senenin üçünde de ilk turda elendi. Dirk bu, durur mu? Yine çalıştı. Kaybettikçe üzerine bir şeyler koydu ve intikam için doğru zamanı bekledi.
Düne dönelim. Tıpkı beş sene öncesindeki gibi American Airlines Arena’da, 19 bin 800 kişi bembeyaz tişörtleriyle hazırdı. Bu sefer ilk maçı kazanan Miami, müthiş bir özgüven taşımıştı ikinci maça. Wade ortalığı kasıp kavurmuş, son çeyreğin ortasında 36 sayıya ulaşmıştı. Tesadüf bu ya, kendine güvenen taraf yine son altı buçuk dakikaya 15 sayılık farkla önde girdi. Seriyi 2-0’a getirmek, şampiyonluk için büyük bir rüzgârı arkasına alması anlamına geliyordu Heat’in. İntikam için daha uygun bir zaman olamazdı. Sahne Nowitzki’nindi. Önce Terry’ye bir asist yaptı. Sonra Kidd’e. Yetmedi, son üç dakikada dokuz sayı attı. Hem de maç kazandıran basketi “orta parmağında tendon yırtığı bulunan sol eliyle” atarak… Sonuçta Dallas 88-73’ten geri gelerek 95-93 kazandı. Nowitzki intikamın ilk kısmını tamamladı. Maç sonunda sevinmemesi gerektiğini biliyordu Alman yıldız. Gülmedi. Zira bu kadar yaşanmış şeyden sonra onun yüzünü sadece kupayı kaldırmak güldürecekti. Şimdi ne mi yapıyor! Çalışıyor…

İsmail Şenol

Transfer Nöbeti #3

0 yorum

Yine ortalık karışık.
Drogba sesleri artmakla birlikte, bir de şimdi yanında Djibril Cisse'nin ismi çıktı ortaya. Drogba için neredeyse herşeyi yapan Galatasaray, bir türlü Roman Abramovic'i ikna edemiyor. Önümüzdeki günlerde Chelsea'nin patronu Abramovic'le bir kez daha görüşülecek, eğer olumlu sonuç çıkmazsa Cisse Galatasaray'lı olacak.
Cisse için hem Panathinaikos, hem oyuncuyla her konuda anlaşma sağlayan Galatasaray, önceliği Drogba'ya bıraktığı için Cisse'yi şuan bekletiyor.
Yalnız şöyle bir ihtimal de var, Hem Cisse hem Drogba. Ama küçük bir ihtimal tabi. Duyum diyelim en azından...
Bir diğer ortaya atılan isim Cristian Zapata'nın ismi hala ortada, ama gelişen bir şey yok. Udinese'li savunma oyuncusu için Galatasaray'ın teklifi yaptığı, cevap beklediği konuşuluyor.
Yılan hikayesine dönen Ersan Gülüm transferi var bir de ortada. Kimisi Pazartesi imzalayacak diyor, kimisi daha çok başka şeyler. Benim bildiğim kadarıyla Galatasaray transfer için hala aynı yerde . Sonuç ne olacak gerçekten bilmek çok, ama çok zor. Ersan'ın inadı söz konusu sanırsam.
Eğer başka ciddileşen birşey olursa, mutlaka paylaşır, konuşuruz.
Ha bu arada. Bir haber de basketbol takımından, Kerem Gönlüm ve Kerem Tunçeri önümüzdeki sezon Galatasaray forması giyebilir. Demedi demeyin sonra..
Hadi sağlıcakla kalın..

3 Haziran 2011 Cuma

Kazanmak farzdır

0 yorum
Kazanmak şarttır, farzdır. Yapacak bir şeyimiz yok. İstiyorsak kazanmalıyız, kazanmak için, istemeliyiz...

BELÇİKA - TÜRKİYE
Euro 2012 Grup Eleme Maçı
3 Haziran Cuma (Bugün) 21:45 

2 Haziran 2011 Perşembe

2. maç öncesi Dallas idmanı

0 yorum