31 Ekim 2010 Pazar

Mercan forma ne oldu?

0 yorum

Sezon başında büyük yankı uyandıran,eleştiriler beğeniler toplayan somon-pembe-mercan gibi farklı isimlerde bi formamız vardı ama uzun zamandır bu formayı ne biz görüyoruz,ne takım giyiyor. Bilmiyorum üstünden ne akdar geçti ama,ben görmeyeli bayaa oldu açıkcası...

30 Ekim 2010 Cumartesi

Usta Dediğin Her Şeyde Usta Olur...

0 yorum

Tartışılmaz ki Hagi oyuncuyken harbi ustaydı. Futbolu adeta bir usta gibi oynuyordu. Şimdi ise teknik direktör ve o teknik direktörlükte bile ustalaşmışa benziyor.

29 Ekim 2010 Cuma

Street Fighter v1

0 yorum





Adam Sabri beyler.. Zenci menci dinlemez...

Bayramınız kutlu olsun

0 yorum

Cumhuriyetin 87. yılı...

28 Ekim 2010 Perşembe

İyi ki doğdun Kral!

0 yorum
Vše nejlepší k narozeninám Milan Baros!,

Doğum günün kutlu olsun güzel adam.. İyi ki varsın,iyi ki Galatasaray'dasın,iyi ki Galatasaray'lısın...

27 Ekim 2010 Çarşamba

Afiş

0 yorum


Kadıköy'den gelen hayat öpücüğü...

0 yorum

Belkide bu yazı için geç kaldım,malum lise hayatının zorlukları bizide etkiliyor .. Devamlı okurlarımız varsa bu post aracılığıyla özür dileyerek yazıma başlayacağım..


Açıkcaıs Kadıköy'e giderken çoğu Galatasaray'lı klasik bir Kadıköy maçı olacak,silik bir oyun ortaya koyup yenileceğiz düşüncesindeydi.. Fakat Hagi ve Tugay'ın takımı bütün bu beklentileri boşa çıkarttı ve harika bir oyun sergiledi Fenerbahçe karşısında.. Sahadan silinmeyi geçtim,Fenerbahçe'yi yok ettiler adeta..

Bizim sağ açık diye aldığımız Pino,forvet çıktı haberimiz yok.. Kimse bu oyuncuyu daha önce izlemese,kral forvetmiş abi ya yorumları dolaşırdı insanlar arasında,nitekim hala dolaşıyorda..Pino adeta paramparça etti Fenerbahçe defansını.. Bir ara işi dalgaya vurdu,aldığı topları uzun süre ayağında tuttu,çalım attı geri döndü,kaleyi gördü vurdu.. Bu maçtaki en büyük kozumuz Pino'ydu bana kalırsa ve ben geldiğinden beri ilk defa Pino'yu beğendim bir maç içinde..


Pino için kurduğum son cümlenin aynısı Elano içinde geçerli tabii.. Ben Elano'nun bu kadar etkili bir oyun oynadığını,bu kadar istekli,bu kadar mücadeleci oynadığını daha önce hatırlamıyorum..Sanki Elano'ya biri sihirli bir değnekle dokunmuş,bizim Galatasaray'lı Elano,oluvermiş Brezilya Milli takımının sağ açık oyuncusu Elano... Oyundan çıkma sebebi ise kondisyon eksikliği tabii. Bir kaç gün önce bir postta daha değinmiştim bu konuda,eğer Elano formunu yakalar ve gerçek oyununu oynarsa,bu takım çok farklı bir görüntü çizer..


Oyunculara tek tek değinmeyeceğim tabiki ama Elano ve Pino'nun performansları bu kadar üstün olduğu için onlardan bahsetmiştim. Ancak sahada bir de Lucas Neill vardı ki,geldiği günden beri bir adam bu kadar hayran olduğum kişi sayısı çok azdır.. Mamadou Niang'ı adeta sahadan sildi Lucas Neill.. Sertlik ve güç futbolunun ne olduğunu bütün Türkiye belkide son maçta Lucas Neill'dan öğrendi ve ben bu adama biraz daha fazla sempati duymaya başladım...


Kısacası Hagi'nin askerleri ilk sınavından galibiyet olmasada başarıyla ayrıldı,galibiyeti kaçırdı... Bizim El Commandante ise,Frank'in 1,5 senede yapamadığını,5 günde yaptı.. Takım bütün maçı 40-50 metre aralığında oynamasına rağmen bir tane bile savunma arkasına top atılamadı.. Helal olsun hepinize valla..


Resim herşeyi anlatıyordur sanırım...

24 Ekim 2010 Pazar

İşte Galatasaray!

0 yorum

İşte her Galatasaray'lının izlemeye alışık olduğu Galatasaray bu akşam ki gibi oynayan Galatasaray'dı. Uzun zaman oldu be Galatasaray'ı böyle izlemeyeli! Güzel oyun Galatasaray'a 1 tanede olsa puanı getirmesini bildi. Tebrikler Galatasaray...

23 Ekim 2010 Cumartesi

Derbiye 30 kala...

0 yorum

Derbiye yaklaşık 30 saat kaldı ve nefesler tutuldu. Herkes Fenerbahçe'yi favroi gösteriyor ama neden hiç kimse Galatasaray için "neden olmasın?" demiyor. Galatasaray'a nerdeyse hiç şans vermeyenler kervanına popüler bahis şirketi İddaa'da katıldı. En son derbinin oranları Fener'e 1,5, Galatasaray'a ise 4,20 olarak belirledi. Galatasaray'ın şansı her ne kadarda az olsa genede bence yok değil. Umarım yarın ki derbide yumruklar değilde futbol konuşur.

Allahım sana geliyorum!

0 yorum
İçiniz ürpermiyormu? Ben şimdiden heyecanlandım...

Elano'yu geri getirmek!

0 yorum
Eğer Hagi bunu başarırsa,bu takım baştan aşağıya farklı bir görüntü çizmeye başlar..
Henüz Galatasaray'da asıl performansını sergilemeyen Elano'yu daha önceden bilenler varsa,neyi kastettiğimi çok iyi anlayacaktır...

22 Ekim 2010 Cuma

Beşiktaş'lı Jimmy Jump

0 yorum

Jimmy Jump,spor tarihinin en renkli isimlerinden biri şüphesiz.Her türlü organizasyonda sahaya/piste atlayıp tüm dikkatleri üzerine topluyor.Radikal'den Nermin Yıldırım,Jimmy Jump ile söyleşi yapmış.Tamamı burda . Benim dikkatimi çeken bölümleri buraya yazayım.

Türk futbolunu takip ediyor musunuz?
Ediyorum. Büyük takımları biliyorum. Beşiktaş’ı tutuyorum. Bir tane Beşiktaş formam bile var.

Beşiktaş sevgisi nereden geliyor?
Beşiktaş’ın taraftarı çok etkileyici. Bence benzer bir ruha sahibiz onlarla. Azimli, çılgın ve tutkuluyuz. Beşiktaş için, İnönü Stadı’nda sahaya atlamak isterdim.

Bunu denemeye niyetiniz var mı?
Yapsam güzel olmaz mı? Beşiktaşlılar da beni orada, onlar için koşarken görmek isterse neden olmasın?

Çarşı'ya bekleriz Jimmy,bizde kimse tekmelemez seni :).Tek endişem Rüştü/Quaresma'ya Barcelona bayrağı fırlatması .

21 Ekim 2010 Perşembe

Dejavu

1 yorum

Galatasaray'da 2. Hagi dönemi resmen bugün başladı. Yardımcısıda Tugay Kerimoğlu oldu..

İlk alternatif Fatih Terim'di ,'sözde' ailevi,aslında Adnan Sezgin sorunu yüzünden Terim bu teklifi geri çevirdi.. daha sonra düşünülen isim ise efsane isim Hagi oldu ve Hagi teklifi geri çevirmeyerek kulüpte ikinci dönemine başladı..

Açıkcası Fatih Terim konusuna dönecek olursak,biraz Adnan Sezgin,birazda kendi egoları yüzünden bu teklifi reddetti Sinyor Terim. Bu durumdaki bir taımı alıp,zirveye çıkartmak zor ve bir o kadarda riskli bir iş,Terim'de kariyerini gölgede bırakacak kadar kötü bir macera yaşamaktan kaçınmış olsa gerekki bu teklifi geri çevirdi.

Adnan Sezgin faktörünüde unutmamak lazım. Aslında birazda Adnan Polat'ın sevgili adaşına olan hayranlığından dolayı kabul etmedi Terim bu teklifi.. Futboldan tek sorumlu kendisi olmak istiyordu,Polat karşı çıktı,anlaşma olmadı...


Şimdi ise yeni bir dönem başlıyor,takımın başına efsane isim George Hagi geçiyor,Galatasaray az biraz kıpırdanıp umutlanmaya başlıyor.. Kim bilir belki bu taraftarın şimdiye kadar izlediği en iyi oyuncu olan Hagi,belkide takımı bu sefer kulübeden başarıya ulaştırır...


Hoş geldin El Commandante!

Hayırlı olsun.

0 yorum

Sizde duymuşsunuzdur Galatasaray'ın yeni hocası Hagi oldu. Nasıl mı oldu bence güzel oldu ama sizcesini bilemem sevgili okurum. Hagi ikinci kez Galatasaray'ın teknik patronu olarak görev alıyor. Hagi gibi bir ilahın Galatasaray'a tekrar geri dönmesi ve Tugay Kerimoğlu'nu yardımcılığına getirmesi şahsen benim tüylerimi diken diken etti. Umarım bu Galatasaray için hayırlı olur ve bu efsane ikili Galatasaray'da uzun yıllar hocalık yaparlar.

20 Ekim 2010 Çarşamba

Siz gelmeseniz de olur biz yine gideriz

2 yorum

Galatasaray'da Ankaragücü maçından sonra yaşananlar artık komedi halini aldı...
Herkes kendi egosunu Galatasaray'ın önüne koymuş durumda...
"Koşa koşa gelirim" diyen Hagi, Romanya'dan "Ben yokum" diyor...
Hakan Şükür elini taşın altına sokmuyor...
Fatih Terim "Tek patron ben olurum, Adnan Sezgin gider" ve daha bir sürü bahane öne sürüyor...
Adnan Polat, sebebini anlayamadığım şekilde Sezgin'i korumak adına Terim'in isteklerine kulak tıkıyor...
Forumlarda da taraftar kafayı yiyor...
Merak ediyorum acaba pazar günü maç Kadıköy'de değil de Ankara'da G.Birliği ile oldaydı tüm bunları yaşayacak mıydık?
Koskoca G.Saray camiası Kadıköy öncesi titriyor...
Gelmek istemeyen gelmesin... Biz gideriz, A2'yi yollayın yeter biz onları da destekleriz. Nasıl olsa umrumuzda olan hiçbiriniz değilsiniz...
Biz o ASLAN ARMA'nın PARÇALI FORMA'nın peşindeyiz...


Mükemmel bir yazı olmuş,ellerinize sağlık..
http://petitinyeri.blogspot.com/2010/10/siz-gelmeseniz-de-olur-biz-yine-gideriz.html

Mutlu son!

0 yorum
Kıvırcık saçlarına,ak düşmüş uçlarına,
Cimbom taraftarına,el salla Frank Rijkaard!

19 Ekim 2010 Salı

Bir Galatasaray vardı...

0 yorum

Bir Galatasaray vardı maç kazanan,

Bir Galatasaray vardı kupa kazanan,

Bir Galatasaray vardı güzel futbol oynayan,

Bir Galatasaray vardı Avrupa'da kükreyen,

Bir Galatasaray vardı ki, Galatasaray'lıyım dediğinde insanların yol değiştirmesine sebep olan,

Öyle bir Galatasaray vardı ki Avrupa'yı feth eden,

Öyle bir Galatasaray vardı ki kendinden gururla, övgüyle bahsettiren,


Şimdi ise öyle bir Galatasaray var ki, 8 maçın 4'ünü kaybeden, Avrupa Kupası'ndan çerez bir rakibe erken elenen, göze iğrenç gelen bir futbol oynayan ve daha da önemlisi Galatasaray ruhunu kaybetmiş oyunculara sahip olan bir Galatasaray var.

18 Ekim 2010 Pazartesi

Madem herkes o ayaklara bakıyor...

0 yorum
Gelin bizde onun ayağına bakalım..
Madem koca takım onun ayaklarına güveniyor,gelin bizde o ayaklara bakalım..
Öyleki bütün taraftar onun ayaklarından medet umuyor,gelin bizde takım yerine ona bakalım..
Madem herkes o ayaklara bel bağlıyor,gelin bizde bağlayalım..
Madem koca Galatasaray camiası bu adam gibi olamıyor,gelin biz layık olmasak bile onun sadece ayaklarına bakalım...

Ve Frank gider...

0 yorum

Açıkcası yarınki toplantı formalite olacak. Henüz resmi bir karar açıklanmasada yönetim içinden çıkan sesler Frank Rijkaard ile yolların çoktan ayrıldığı yönünde.. Açıklamanın ise bir iki gün içinde yapılması bekleniyor ... Umuyorum hem Galatasaray hem bizim için en iyisi olur...

Hadi hayırlısı...

Kurtarıcı...

0 yorum

Galatasaray'a gereken bence otoriter bir teknik direktör. Başka bir değişle büyük takımla büyük başarılar yakalamış biri değilde küçük takımla başarı yakalamış yerli bir teknik direktör. Buna en büyük örnekte Abdullah Avcı... Abdullah Avcı şu anda Galatasaray'ın ihtiyacı olan teknik direktör. Bunu neye dayanarak mı söylüyorum? Kesinlikle tecrübesine, takımını en zor maçlarda bile çok iyi motive edip, o maçı deplasmanda olsa bile kazanmasına ve dahada önemlisi ligi artık çok iyi tanımasına dayanarak söylüyorum.

İnci yine iş başında!

1 yorum

Arda haklı beyler dağılın!

Yıllar önceydi çokta güzeldi

0 yorum

Artık Galatasaray'da sadece bu kaldı. Forma,arma,renkler... Sadece iki renk ve bir arma çıkıyor sahaya, 8 maçtan 4 ünü kaybediyor.. Gerçi artık sahada sarı-kırmızıda yok.. Mordu,mercandı abuk subuk formalar,abuk subuk renkler... Halbuki ne güzeldi bizim Galatasaray'ımız..Sonuna kadar sarı,sonuna kadar kırmızıydı sahadakiler. Yenilsede yüreğiyle,ruhuyla yenilirdi,mücadele eder,öyle kaybederdi bizim Galatasaray'ımız.. Şimdi ise ne kaldıki geriye,sadece bir cümlemiz var övünecek belki de...
Yıllar önceydi çokta güzeldi...

Ne oldu sana Galatasaray?

0 yorum

Sıkı bir Galatasaray taraftarı olarak bende her taraftarın düşündüğü gibi Galatasaray'ın kötü oynamasından ve kötü sonuçlar almasından şikayetçiyim. Zamanında UEFA Kupası'nı kaldırmış Avrupa'yı feth etmiş Galatasaray bu değil. Eski günlerini bir hayli aratan bir Galatasaray var şu sıralar... Şu anki Galatasaray o kadar kötü bir futbol ortaya koyuyor ki hiç ruh olmayan hiç futbol estetiği olmayan bir futbol bu. Hele öyle bir teknik direktörü var ki onu anlamak çok güç. Dünkü Ankaragücü maçında bence orta sahada tek top yapan adamımız olan Misimoviç'i çıkarıp yerine bir kanat oyuncusu olan Aydın'ı oyuna sokuyor. Şimdi "çok biliyorsan sen geç Galatasaray'ın başına." diyorsunuzdur ama bir yerdede bana hak veriyorsunuzdur eminim. Hadi madem Misimoviç'i çıkarıyorsun bari yerien Elano gibi orta sahada top yapabilen birini sok ki, ileriye top taşıyabilelim değil mi? Neyse artık olan oldu ama bu kötü oyunla ve yalnış oyuncu tercihleriyle Galatasaray'ın şampiyonluk ipini göğüslemesi güç gibi gözüküyor...

17 Ekim 2010 Pazar

Yazık...

1 yorum

Galatasaray Spor Kulübü'nün geçmişine yapılan bir saygısızlıktır bu oynanan futbol... Ben böyle ruhsuz böyle kalitesiz böyle umursamaz bir futbolu 3.ligde bile görmedim.Galatasaraylı defans oyuncuları önlerindeki topa bile hamle yapmıyorlar yazık...

Bugun sahada sadece 2 tane oyuncu vardı birinin adı Sabri Sarıoğlu diğeri ise haftalardır Galatasaray için tek başına mücadele eden Milan Baros. Sabri yıllardır oynamadığı yerde sağ kanatta oynadı çalım attı orta yaptı şut çekti hücum adına herşeyi yaptı. Bunun yanı sıra gitti top kaptı pasların arasına girdi bugün herşeyi yaptı. Milan Baros ise her zaman yaptığı gibi topla oynadı şut çekti tek başına mücadele etti yine herzamanki yaptığı gibi attı iki golünü kurtarmaya çalıştı takımını ama olmadı.Bu kadar ruhsuz bi takıma napsın Sabri ve Baros. Koskoca Galatasaray kulübünün defans oyuncuları ön liberoları kaleciden seken topa bi hamle bile yapamıyorlar. Gerçekten çok yazık.

Bu takımı bu hale getiren Frank Rijkaard'dır. Bu takıma ümitlerle alınan Misimoviç bile top oynayamıyor bu takımda. Pino desen hiç bir şey yaptığı yok bizde oturmuşuz bu takımdan başarı bekliyoruz. Kaptanımız Arda Turan'a bütün hafta hakaretler ediliyor bizim taraftarımız iki kuru Arda Turan diye bağırabiliyor ancak kaptanımıza sahip bile çıkamıyoruz. Bu yönetimle bu antrenörle bu taraftarla bu iş zor. Eğer bir an önce Galatasaray kulübü ve camiyası kendini toplamazsa daha ilk haftalardan lige havlu atıcak Galatasaray.

Çok yazık...

Bir adam düşünün...

0 yorum
Bir adam düşünün ki,gelmeden bu ülke,bu takım,bu taraftar hakkında en ufak bir bilgisi yok..
Bir adam hayal edin,oynadığı her maçta takımını tek başına sırtlayan..
Bir adam düşünün ki ne olursa olsun,ne durumda olursa olsun mücadele eden..
Bir adam düşünün adı Milan ,soyadı Baros...

Bir takım düşünün,sahada 11 kişi ,mücadele eden tek adam..
Bir takım hayal edin tamamı ruhsuz,hırslı olan tek adam..
Bir takım düşünün 11 kişinin hepsinin ayağına baktığı tek adam...
Bu takım içinde bir adam düşünün adı Milan...

Fazla söze ne hacet... Frank istifa-Milan Baros Oley!

Taraftarın "Gücü"ne Gitti!

0 yorum

Yeniden çıkış arayan Galatasaray, kabus gibi bir gece yaşadı.. Ankaragücü karşısında savunmasında açıklar veren, kalesinde 4 gol gören ve taraftarının tepkisini çeken Aslan, 10 kişi kaldığı maça Baros'la ortak olmaya çalıştı ancak puan alamadı: 2-4.

Lige üst üste aldığı 2 yenilgi ile başlayan ancak ardından 4 maçlık bir galibiyet serisi yakalayan Galatasaray, Kardemir Karabüspor deplasmanında mağlup olarak yine hayal kırıklığı yaratırken, sarı-kırmızılı taraftarlar Ankaragücü maçında takımlarından desteklerini esirgemediler.

Ali Sami Yen Stadı'nın önemli bölümünü dolduran Galatasaray taraftarları, yaptıkları tezahüratlarla takımlarına moral vermeye çalıştılar.

Geride kalan sezonda alınan başarısız sonuçlar sonrası Galatasaray taraftarlarının tepkisini alan Arda Turan, kendisiyle ilgili basında yapılan bazı eleştirilerin ardından bu kez taraftarların desteğini aldı.

Yaşadığı sakatlık sonrası kendisi ve kız arkadaşıyla ilgili medyaya yansıyan bazı ifadeler nedeniyle tepkisini dile getiren Galatasaray Futbol Takımı Kaptanı Arda Turan'a, sarı-kırmızılı taraftarlar da Ankaragücü maçında açtıkları pankartlarla destek çıktılar.

Tribünlerde açılan pankartlarda, ''Hayasızlığa yoktur derman, yıkılma ayakta dur kaptan'', ''Hep oyunlar, senaryolar, sustuysak bir yere kadar. Aklınızdan çıkarmayın, Türkiye'dir Galatasaray'' ifadeleri yer alırken, ''Büyük kaptan, Arda Turan'' şeklinde tezahüratlar yapıldı.

Sakatlığı nedeniyle ameliyat olan ve takımdan uzak kalan sarı-kırmızılı futbolcu, Ankaragücü maçını Ali Sami Yen Stadı'nda izlerken, maç öncesi kendisi için tezahürat yapan taraftarları, sahaya girerek selamladı.

Arda Turan, geçen sezon Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan Diyarbakıspor maçında, alınan kötü sonuçlar nedeniyle taraftarların tepkisini alan isimlerin başında gelmiş ve maç sonrası ise istenmediği takdirde takımdan ayrılabileceğini açıklamıştı.

Galatasaray Kulübü'nün 105. kuruluş yılı olması nedeniyle Artvin'in Şavşat ilçesinden İstanbul'a getirilen 105 yaşındaki Galatasaray taraftarı Fatma Çolak, Ankaragücü maçını izleyenler arasında yer aldı.

Karşılaşma öncesi saha içinde kendisi için özel bir tören düzenlenen Fatma nineye, Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat tarafından kupa hediye edildi.

Üzerinde 105 numaralı Galatasaray forması ile saha kenarına kadar gelerek, burada futbol topuna vuruş yapan Fatma nine, daha sonra beraberindekilerle birlikte tribünleri gezdi.

Maç, genel olarak taraftarı memnun etmedi. Pankartlarda Fatih Terim arayışları ve Rijkaard yakarışları devam ediyordu. Bakalım aslanlar Fatma Nineye bile yaşatamadıkları galibiyeti ne zaman yaşayacaklar?

Ne adamsın be Sabri...

0 yorum

Italya'da gene bir ırkçılık.

0 yorum

Italya'da ırkçı sloganlar bu sefer Eto'o'yu hedef aldı. Italya'da bu tür olaylar hiç bitmeyecek gibi...

Luigi Ferraris'den arda kalanlar..

0 yorum





Ellerinden öperim Fatma Nine

0 yorum

Fatma nine 105 yaşında. Artvin Şavşat'lı. Galatasaray'la aynı yaşta .. Yılları eskitmiş,Galatasaray'ı eskitememiş gönlünde. Hala deli dolu,hala fanatik bir Galatasaray'lı Fatma Nine. Artvin'den İstanbul'a Ankaragücü maçını izlemeye gelecek! Ancak umarım sağlığını bozacak bir şeye sebep olmaz bu seyahat.. Galatasaray sevgisini 105 yıldır kalbinde taşıyan bu Nine,belkide bu ülkedeki ruhsuz taraftara en büyük cevap olacaktır...

16 Ekim 2010 Cumartesi

Cehennem ısınıyor...

0 yorum

Stadda çim serimide tamamlandı.. Son 13 gün...

Nuri'den 'Nurtopu'!

0 yorum

Hepiniz olayı biliyorsunuzdur muhtemelen. Podolski'nin yapmış oldu kendince abuk subuk hareketlere,Nuri attığı golle karşılık vermiştir. Biz buna halk arasında kapakta deriz.. Kendi çapında 3-0 işareti yaparak Nuri'ye Almanya-Türkiye maçını hatırlatmaya çalışan Polonya asıllı Alman Podolski'ye,gereken cevabı bizim oğlan Nuri'de çat diye golüyle vermiştir,sevincinide Podolski'nin önüne 'kayarak' yapmıştır ... Eline,ayağına sağlık Nuri!

15 Ekim 2010 Cuma

'Futbol ve seks'

0 yorum

Arda'nın sakatlığı üzerinden bir haftadır içimiz dışımız futbol ve seks oldu. Yılmaz Özdil, Hürriyet'in spor sayfasına yaptığı yorumda olaya son noktayı koymuş işin özeti budur:

Futbol ile seks yakın alakalıdır. İkisinde de pozisyon zenginliği esastır. İkisi de şifreli kanaldan yayınlanır, ikisinde de skor önemlidir. ikisinde de ofsayta düşülür, ikisinde de ilk kez milli olunur, ikisinde de belirli yaştan sonra jübile yapılır... Ve en önemlisi, ikisinin de magandası hiç çekilmez!

St. Pauli tribünleri

0 yorum

Türkiye'de belkide çoğu kişinin Almanya'da en çok sempati duyduğu takım St. Pauli olsa gerek. Ve o St. Pauli ne halde birde siz bakın... Evinde Dortmund'u ağırlıyor ve tribünü bu şekilde.. Daha yoruma gerek var mı?

14 Ekim 2010 Perşembe

Söylenecek laf kalmadı...

0 yorum
Arda herşeyi anlattı,herşeye ne cevap verilmesi gerekiyorsa verdi. Röportajı kulübümden izinsiz yapıyorum belki ceza alırım dedi ama,kulübün tavrı belli olsa gerek... Arda'ya ceza verilirmi?Verilmeyi hakeder mi ,bence hayır! Asla! Eğer ceza alacaksada alsın kardeşim,bu yüzden alacaksa varsın alsın... Kaptan'ın da dediği gibi,yaptıkları şerefsizliğin bir tanımı yok...


http://www.galatasaray.org/kulup/haber/8151.php

13 Ekim 2010 Çarşamba

Arda açtı ağzını yumdu gözünü!

0 yorum

Galatasaray'ın milli futbolcusu Arda Turan, sakatlığı ile ilgili yapılan spekülasyonlara sert yanıt verdi. Genç futbolcu sakatlığıyla ilgili iddialarla ilgili olarak "Herkes doktor olmuş fikir beyan ediyor" diye konuştu.

Arda, sakatlığıyla ilgili ortaya atılan iddialara üzüldüğünü ifade ederek, "Doktorlarımız sakatlığım konusunda gerekli açıklamaları yapıyorlar zaten. Herkesin başına gelebilir ama herkesin vücudu farklıdır ve iyileşme süreci farklıdır. Bizim ülkemizde herkes doktor olmuş ve fikir beyan ediyor. Biri çıkıp 'Seks yüzünden olmuştur" diyor. Biri şerefsizlik yapıyor, diğeri alıp o şerefsizliği gazetesine manşet olarak koyuyor. Bugün bir gazetenin manşetinde seks yaptığım nedeniyle bu sakatlığın oluştuğu yazılmış. Bir de utanmadan benim kız arkadaşımla fotoğrafımı koymuşlar. 238 maç oynayan Arda'ya saygı yok. Benim bir ailem yok. Onun bir ailesi yok. Nasıl olsa bunları yazanların da ailesi yok. Bir şerefsizliktir gidiyor" dedi.

Röportaj sırasında gözyaşlarını tutamayan Arda, bazı şeylerden artık nefret ettiğini dile getirerek, "Bu röportajı kulübümden izinsiz yapıyorum, belki de bu nedenle ceza alacağım. Ama bazı şeyler çok ağrıma gitti. Bunlara karşı yapılacak bir şey yok. Bazı şeylerden nefret ediyorum. Şerefsizlik diz boyu, bir şey yapamıyorsunuz. Bir şey söylettirmiyorlar. Çok sıkıntılı yani. Haklı olduğumu düşünüyorum. Bunları yaşayarak öğreneceğiz. İnşallah en kısa zamanda iyileşip sahalara dönerim. Bunların cevabını sahada vermek lazım ama ahlaksızlığa, şerefsizliğe verilecek bir cevap yok diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde üst üste iki maç kaybetmeleri konusuna da değinen Arda, "İki maçta da kötü oynadık. Ben de oynasaydım bir şey değişmezdi. Ama karamsar bir tablo çizmemek lazım. Şu anda grup ikincisiyle aramızda sadece 1 puan var ve onlarla iki maç oynayacağız. Sıkıntılar yaşadığımız doğru ama bu futbolcular, teknik heyet bunu başarabilecek güçte. Buna inancım sonsuz, elimden geldiğince ülkeme hizmet etmek için takım arkadaşlarımla birlikte mücadele edeceğim" ifadelerini kullandı.

12 Ekim 2010 Salı

Tanıdınız mı?

1 yorum

11 Ekim 2010 Pazartesi

Altın Ayak Totti!

0 yorum

Dünyanın en prestijli futbol ödüllerinden biri olan "Golden Foot" (Altın Ayak) sahibini buldu. Roma'nın dünyaca ünlü kaptanı Francesco Totti, birçok önemli yıldız arasından sıyrılarak muhteşem bir tören sonrasında ödülüne kavuştu ve “ölümsüz ayaklar” arasındaki yerini aldı.

Uluslararası düzeyde çok büyük önem taşıyan ve şu ana kadar pek çok dünya yıldızı futbolcunun ödül kazanarak "ayak kalıbını" ölümsüzleştirdiği törende, Totti de bu büyük onura erişen futbolcular arasına girdi.

İtalya’nın en ünlü ve karizmatik futbolcularından biri olan, İtalyan futbolu ve milli takımının efsanevi ismi Totti geceye yoğun bir katılım gösteren basın mensuplarına poz vererek, ayak kalıbını ölümsüz hale getirdi.

İki takım-Bir yol

1 yorum

Vizyonu olan, duruşu belli, sistemleri marka olmuş ve başarılı iki koç;

Ceyhun Yıldızoğlu - Oktay Mahmudi
Geleceğe umutla bakılmasını sağlayan genç transferler;
Melek&Gülşah - Sertaç&Melih
Alt yapıdan gelen, Florya'nın çocukları;
Yasemen - Göksenin
Nedenleri farklı olsa da ayrılıklarını sonlandıran özel yerliler;

Işıl - Evren
Bir senede kalplere taht kuran yabancılar;

Augustus - Rancik
Türk olmalarının takıma büyük avantaj getireceği düşünülen Amerikalılar;

Campbell - Shumpert
Saha içi liderlik yapabilecek, tecrübe takviyeleri;

Nihan - Haluk
Geçtiğimiz sene ligde sayı ortalamalarıyla fırtınalar estirmiş transferler;

Campbell - Shipp
Gelişim deyince akla gelen ilk yerliler;

Bahar - Evren
Yarının temelini atarken, bugünü de sağlama alacak transferler;

Fowles - Ermal
Maceraları biraz soru işaretiyle başlayan uzunlar;

Petronyte - Andric
Umutları Medical Park-Cafe Crown, Kadın-Erkek diye ayrılsa da tek bir isim;

GALATASARAY

Kadın takım için arada farklı isimler olsa da, Cem Akdağ'ın temelini attığı iki kadro, şu andaki halleriyle de fazlasıyla kesişiyor. Benzeşen kaderler ve yol, taraftarının uzunca bir süredir hiç olmadığı kadar heyecanla basketbol sezonunu beklemesine neden oluyor.

Akdağ döneminde ilk kez sürülen bahçeye, ilk tohumlar atıldı. Yıldızoğlu ve Mahmudi çiçeklerin suyunu eksik bırakmayacaktır, güvenimiz tam. Yani Florya'da yeşeren filizler, Abdi İpekçi'yi çiçek bahçesine çevirecektir, inanıyor ve istiyoruz. Yalnız, yıllar sonra ilk kez bakılan bahçenin bir sefer sulanmayla çiçek açmasını bekleyenler bir süre bekleyecekler. Kolay bir iş değil, bu işin gübresi olacak, budaması olacak. Bir sefer hasat alıp sırtımızı dönmek değil, uzun yıllar bu çiçek kokuların içinde yaşamak istiyoruz zaten biz. Bir aksilik halinde bahçenin sahibi de olsa kimse girmesin, bozmaya sakın kalkışmasın artık bahçemizi. Bu sene o sene mi bilmem ama bu yol o yol.

Yeni sezona sayılı gün kala durumun budur Galatasaray. Taraftarın umut koydu adını, hasadını bekliyor. Sen yeter ki o bazen unuttuğun arka bahçen; basketboluna gülümse. Taraftarın o yolda ırgat da korkuluk da olmaya hazır

Beşiktaş'ın davaları

0 yorum

Hatırlarsanız, Jean Tigana'nın alacakları konusunda Beşiktaş kulübüne açtığı dava Ağustos ayında reddedilmiş, Başkan Yıldırım Demirören de bunu büyük bir gurur kaynağı olarak birkaç yerde dile getirmişti.

Hadi gelin madalyonun öbür yüzüne bakalım. Son bilanço döneminde (Ağustos 2009 - 10 arası) Beşiktaş Kulübü aleyhine şu tanıdık isimler tarafından açılan davalar görülmüş: (İlamsız icra takibi: Alacaklının elinde kambiyo senedi ya da mahkeme kararı olmadığı zaman borcunu çekebilmek için başvurduğu yol.)

- Davacı, dava sebebi, dava kurumu, ödenen tutar.

1. Baki Mercimek, ilamsız icra, 74.035 Lira.
2. Stefano Marrone, ilamsız icra, 91.409 Lira.
3. Hürsel Tekinoktay, Genel Kurul'un iptali davası (2008'den kalma, sürüyor.)
4. Dynamo Ceske Budejovice Kulübü, Tomas Sivok'un transfer ücreti, FIFA'ya başvuru. 127.726 Euro ve %5'lik faiz.
5. Atletico Paranese, Nichika ve Parana kulüpleri, Kleberson'un transferinden dayanışma payı alacaklarının tahsili, FIFA'ya başvuru. Sırasıyla faizlerle birlikte 58.500, 15.210, 14.079 Euro.
6. Gordon Schildenfeld, Duisburg transferine ilişkin sözleşmeden alacak, FIFA'ya başvuru. 120.000 Euro.
7. Schalke 04, Ailton transferi sözleşmesine aykırı olarak hazırlık maçı yapılmaması, Almanya Bonn Bölge Mahkemesi'ne başvuru. 202.560 Euro.
8. Ricardinho, sözleşme alacağı, FIFA'ya başvuru. 685.000 Euro + %5 faiz.
9. Tomas Zapotocny, alacak, TFF'ye tam 9 ayrı başvuru. 25.000 Euro * 9 = 225.000 Euro.
10. River Plate, Higuain'in transfer alacağı, FIFA'ya başvuru. 616.000 Dolar + faiz. (dava sürüyor)
11. Hammarby, Erkan Zengin transferinden alacak, FIFA'ya başvuru. 135.000 Euro (100 bin Euro'luk ekstra ceza için dava sürmekte)
12. Centro Sporivo ve Santa Cruz Rec. kulüpleri ve Brezilya Futbol Federasyonu, Bobo'nun transferinden dayanışma katkı payı, FIFA'ya başvuru. Sırasıyla 10.635, 7.755, 14.354 Euro.
13. Mario Mamic, Schildenfeld'in transferinden menajerlik ücreti, FIFA'ya başvuru. 150.000 Euro + %5 faiz + 15.000 Frank yargılama bedeli.
14. Matias Delgado, iki senelik alacak, CAS'a başvuru. Transfer sebebiyle sadece 1 senelik alacak ödenmesi kararı. 1.435.000 Euro + 34.000 Frank yargılama bedeli.
15. Villarreal, Nihat transferi, CAS'a başvuru. 3.250.000 Euro + 15.000 Frank yargılama bedeli. (Ödemeye dostluk maçının gelirlerini de katmışız.)
16. Genoa Kulübü, Ferrari transferi, CAS'a başvuru. 2.500.000 Euro.
17. Batur Altıparmak, Rüştü transferinin menajerlik ücreti, TFF'ye başvuru. 167.110 Euro.
18. Gökhan Zan, alacak, TFF'ye başvuru. Dava sürmekte.
19. Antony Seric, alacak, TFF'ye başvuru. 265.000 Euro + 11.104 Lira Harç + 14.954 Lira vekalet ücreti.

10 Ekim 2010 Pazar

Tribün budur!

0 yorum

Taraftar budur! Akhisar-İstanbulspor maçından bir kare. Senesi sanırım 2009. Ama bu fotoğraf herşeyi anlatır herhalde. Sen kalk ta İstanbul'dan oralara git,atkını tak,bayrağını tak,takımını destekle... İşte bizde bunu bir kişinin yaptığını,binlerce kişinin yaptığını düşünsenize? Futbolun tadına doyum olmaz..

Manchester Bu Kez THY İçin Oynadı

1 yorum

Son zamanlarda büyük ve prestijli anlaşmalara imza atan, havacılıkta önemli ataklar yapan THY, dünya genelindeki marka bilinirliğini artırmak için yaptığı çalışmalara yeni bir boyut daha kattı.

Resmi sponsor olduğu dünya futbolunun efsane takımı Barcelona'nın yıldızlarının rol aldığı ve dünyada ses getiren reklam filmi, A Milli Erkek Basketbol Takımı'na destek için çekilen ve 12 dev adamın 5 bin metrede smaç bastığı reklam filminin ardından THY, bu kez Manchester United takımının yıldızlarını reklam filminde oynattı.

"Gökyüzünde futbol maçı" adı ile Manchester'da çekilen reklam filmi için bire bir boyutlarda gerçek bir yolcu uçağı inşa edildi. İki ay süren yapım aşamasının ardından başlayan çekimler iki gün sürdü.

David Beckham gibi ünlü futbolcuların global kampanyalarının reklam filmlerini çeken Marco Grandia'nın yönetmenliğini yaptığı reklam filminde, futbolcuların oyun koçluğunu kareograf Billy Wingrove yaptı. Türk ve İngiliz prodüksiyon ekiplerinin ortak çalışması ile hayata geçirilen filmde, 115 kişilik bir ekip görev yaptı.

Bire bir boyutlarda inşa edilen bir uçağın içinde oynanan maçta Manchester United takımının yıldız oyuncuları Wayne Rooney, Dimitar Berbatov, Patrice Evra, Rafael, Fabio, Paul Scholes, Darren Fletcher, Darron Gibson, Anderson ve Edwin Van Der Sar boy gösteren isimler oldu. İkizler Rafael ve Fabio, THY reklam filminin çekimleri sırasında sempatik tavırları ile tüm ekibin neşe kaynağıydı.

Gökyüzünde maç için kamera karşısına geçen bir diğer önemli isim 17 yıl Manchester United forması ile top koşturan efsanevi futbolcu Sir Bobby Charlton'du. Sir Charlton, filmin sürpriz finalinde genç kuşak ile birlikte rol aldı.

Reklam filmi 20 Ekim tarihinde uluslararası televizyon kanallarının ardından THY'nin uçtuğu 80 ülkede gösterime girecek.

Fatih reyis

0 yorum
Fatih Terim'in havada olan sol eline dikkat...

Pato'nun Barça aşkı!

0 yorum

Milan'ın genç yıldızı Pato,kulübünden ayrılmayı düşünmediğini,ayrılması durumunda ise sadece Barcelona'ya gideceğini söylemiş...

E kim istemezki pardonda? Asıl bir de işin Barça yanını düşünün.. Pato'lu bir Barça neler yapar...