11 Ekim 2010 Pazartesi

İki takım-Bir yol


Vizyonu olan, duruşu belli, sistemleri marka olmuş ve başarılı iki koç;

Ceyhun Yıldızoğlu - Oktay Mahmudi
Geleceğe umutla bakılmasını sağlayan genç transferler;
Melek&Gülşah - Sertaç&Melih
Alt yapıdan gelen, Florya'nın çocukları;
Yasemen - Göksenin
Nedenleri farklı olsa da ayrılıklarını sonlandıran özel yerliler;

Işıl - Evren
Bir senede kalplere taht kuran yabancılar;

Augustus - Rancik
Türk olmalarının takıma büyük avantaj getireceği düşünülen Amerikalılar;

Campbell - Shumpert
Saha içi liderlik yapabilecek, tecrübe takviyeleri;

Nihan - Haluk
Geçtiğimiz sene ligde sayı ortalamalarıyla fırtınalar estirmiş transferler;

Campbell - Shipp
Gelişim deyince akla gelen ilk yerliler;

Bahar - Evren
Yarının temelini atarken, bugünü de sağlama alacak transferler;

Fowles - Ermal
Maceraları biraz soru işaretiyle başlayan uzunlar;

Petronyte - Andric
Umutları Medical Park-Cafe Crown, Kadın-Erkek diye ayrılsa da tek bir isim;

GALATASARAY

Kadın takım için arada farklı isimler olsa da, Cem Akdağ'ın temelini attığı iki kadro, şu andaki halleriyle de fazlasıyla kesişiyor. Benzeşen kaderler ve yol, taraftarının uzunca bir süredir hiç olmadığı kadar heyecanla basketbol sezonunu beklemesine neden oluyor.

Akdağ döneminde ilk kez sürülen bahçeye, ilk tohumlar atıldı. Yıldızoğlu ve Mahmudi çiçeklerin suyunu eksik bırakmayacaktır, güvenimiz tam. Yani Florya'da yeşeren filizler, Abdi İpekçi'yi çiçek bahçesine çevirecektir, inanıyor ve istiyoruz. Yalnız, yıllar sonra ilk kez bakılan bahçenin bir sefer sulanmayla çiçek açmasını bekleyenler bir süre bekleyecekler. Kolay bir iş değil, bu işin gübresi olacak, budaması olacak. Bir sefer hasat alıp sırtımızı dönmek değil, uzun yıllar bu çiçek kokuların içinde yaşamak istiyoruz zaten biz. Bir aksilik halinde bahçenin sahibi de olsa kimse girmesin, bozmaya sakın kalkışmasın artık bahçemizi. Bu sene o sene mi bilmem ama bu yol o yol.

Yeni sezona sayılı gün kala durumun budur Galatasaray. Taraftarın umut koydu adını, hasadını bekliyor. Sen yeter ki o bazen unuttuğun arka bahçen; basketboluna gülümse. Taraftarın o yolda ırgat da korkuluk da olmaya hazır

1 yorum: